|
Amerikalı jeolog Yeats, Tahran’ı da “patlamak üzere olan saatli bir bomba”ya benzetti. Kuzey Tahran Fayı önümüzde on yıllar içinde güney Kaliforniya’yı vurması beklenen depreme benzer büyük bir deprem üretebilir. Ancak İran’ın başkenti, bölgesel ileri teknolojisine rağmen, binaların pek çoğu depreme dayanıklı değil. Yeats, buna benzer diğer bölgelerin Peru’da Lima, Pakistan’da Karaçi ve Türkiye’nin büyük bir kısmında bulunduğuna dikkat çekiyor. Yeats’e göre Türkiye’de pek çok bölgede inşaatlar yolsuzluk ve yoksulluğa bağlı olarak çürük ve bu nedenle binalar güvenilir değil.
Haiti depremi bazı sismologları çok fazla şaşırtmadı. Jeolojide sismik tahminler jeolojik zaman ölçeğine göre yapıldığı için, büyük deprem tahminlerinde onlarca yıllık yanılgılar normal karşılanır. Ancak depremden bir hafta önce bir uzman, Haiti’nin başkenti Port-au-Prince’deki bir depremin, San Andreas fayı üzerindeki bir depremden daha önemli olduğunu söylemişti.
Haiti’de 12 Ocak tarihinde meydana gelen Richter Ölçeği’ne göre 7.0 büyüklüğündeki depremde 100 binden fazla kişinin öldüğü, 3 milyondan fazla kişinin etkilendiği belirtiliyor. Ne var ki bu deprem bazılarını çok fazla şaşırtmadı. Bunlardan biri de Oregon State Üniversitesi’nden yerbilimci Robert Yeats. Yeats, 6 Ocak tarihinde bir söyleşide, Kuzey Amerika kıtasının batı kıyılarında beklenen büyük bir depremin, Haiti’de meydana gelebilecek bir deprem kadar önemli olmayabileceğine dikkat çekmişti.
Yeats’in böyle düşünmesinin nedeni büyük bir fayın başkent Port-au-Prince yakınlarından geçmesi ve nüfusunun çoğunluğunun yoksul olduğu başkentin böyle bir depreme hazırlıksız yakalanacak olması. Şöyle konuşmuştu: “Port-au-Prince’den geçen fayın üzerinde bir deprem olursa, ölü sayısı çok büyük rakamlara ulaşır.”
FAY ÜZERİNDE BÜYÜK GERİLİM BİRİKMESİ
Enriquillo-Plaintain Garden Fault adı verilen fay, Port-au-Prince’in 16 km. yakınından geçiyor ve Kuzey Amerika ve Karayipler tektonik levhalarının kesişme noktasında yer alıyor. Bu iki levhanın kayma hareketi dalma-batma fayı oluşturur. Aynı oluşum Kaliforniya’daki San Andreas Fayı üzerinde de görülür. San Andreas Fayı’nda Kuzey Amerika ve Pasifik levhaları farklı yönlere doğru kayarlar. Ayrıca San Andreas’ta olduğu gibi Enriquillo-Plaintain Garden Fayı üzerinde de gerilim birikmesi söz konusudur.
İngiliz Jeolojik Araştırmalar’dan sismolog Roger Musson,Time dergisine yaptığı bir açıklamada, fayın aşağı yukarı 200 yıldır hareketsiz olduğunu belirtti. Bu arada Amerikan Jeolojik Araştırmalar Kurumu’nun (USGS) açıklamalarına göre, Karayipler Levhası’nın Kuzey Amerika Levhası’na karşı doğuya hareket ettiği bu bölgede, levha hareketi yılda 7 mm hızındadır.
USGS’nin Deprem Hasarları Programı koordinatörlerinden Michael Blanpied, depremden saatler sonra yaptığı açıklamada, “İki levha adayı ikiye bölüyor, eziyor ve öğütüyordu. Buna benzer büyüklükte herhangi bir deprem 18. yüzyıldan bu yana Haiti’yi sarsmadığı halde, burası son derece depreme açık bir bölgedir.” Kaldı ki Associated Press’in bildirdiğine göre bu, Hispaniola Adası’nı (Dominik Cumhuriyeti ve Haiti’nin birlikte yer aldığı ada) sarsan en büyük deprem de değildi. 1946 yılında 8.0 büyüklüğünde bir deprem Dominik Cumhuriyeti’ni sallamıştı.
Haiti’de büyük bir depremin olacağı tahmininde bulunan yalnızca Yeats değildi. Onlarca yıldır jeoloji uzmanları bölgeyi inceliyor. Ayrıca Texas Üniversitesi’nden bir grup jeolog özellikle Enriquillo Plaintain Garden Fayı’na odaklanmıştı. İki yıl önce 2008 Karayipler Jeolojik Konferansı’nda Austin’den gelen bir grup, fayın üzerinde 7.2 büyüklüğünde bir depreme yol açacak kadar gerilimin biriktiğine dikkat çekmişti.
DEPREME YOL AÇAN FAKTÖRLER
3 milyon insana çok büyük bir şok yaşatan deprem, yerin 10 kilometre altında meydana geldi. Blanpied’e göre bu görece oldukça yüzeysel bir deprem. USGS’den jeofizikçi Carrieann Bedwell, ayrıca depremin görece olarak gevşek bir toprakta olması nedeniyle sarsıntının çok güçlü olduğunu belirtti.
Deprem yaklaşık 2 milyon kişinin yaşadığı bir kentte yapıların çoğunu yerle bir etmesine ve ormanların yok edilmesinden kaynaklanan toprak kaymalarına karşın, tsunami tehlikesine yol açmadı. Yetkililer depremden iki saat sonra tsunaminin olmayacağına kanaat getirerek denizi gözlemeye son vermişlerdi.
Yeats ve diğer sismologları düşündüren, ne depremin büyüklüğü ne de sallama dinamikleri. Yeats depremin yarattığı büyük hasarı büyük kentlere yakın olmasına bağlıyor: “Bu bölgede meydana gelen depremlerin yarattığı tehlike, faylarda gerilimin birikmesinden değil, altyapının çok kötü olmasından kaynaklanıyor.”
Yeats Cambridge University Press için hazırladığı “Active Faults of the World-Dünyanın Aktif Fayları” isimli kitabında bu bölgede bir deprem olasılığı için şu yorumda bulunmuştu: “Haiti ve Dominik Cumhuriyeti’ndeki –özellikle Haiti’deki- tüm inşaatların çok kötü durumda olması bu ülkelerin başkentlerinde –Port-au-Prince veya Santo Domingo- herhangi bir deprem olması durumunda sosyal yardım şebekesinin olmamasına bağlı olarak çok büyük bir felaket yaşanabilir.”
TÜRKİYE DE RİSK BÖLGESİNDE
Enriquillo-Plaeintain Garden Fayı, dünya üzerindeki yoğun nüfuslu ve görece olarak yoksul bölgelerden geçen 12 faydan biri. Geçen haftalarda Yeats, Tahran’ı da “patlamak üzere olan saatli bir bomba”ya benzetmişti. Kuzey Tahran Fayı önümüzde on yıllar içinde güney Kaliforniya’yı vurması beklenen depreme benzer büyük bir deprem üretebilir. Ancak İran’ın başkenti, bölgesel ileri teknolojisine rağmen, binaların pek çoğu depreme dayanıklı değil. Yeats, buna benzer diğer bölgelerin Peru’da Lima, Pakistan’da Karaçi ve Türkiye’nin büyük bir kısmında bulunduğuna dikkat çekiyor. Yeats’e göre Türkiye’de pek çok bölgede inşaatlar yolsuzluk ve yoksulluğa bağlı olarak çürük ve bu nedenle binalar güvenilir değil.
Geçen hafta sonu Kuzey Kaliforniya’daki Humboldt County kıyılarının açığında meydana gelen 6.5 büyüklüğündeki depremin iki sonraki Haiti depremiyle ilgisi olup olmadığı tartışılıyor. Sismologlar artık bir bölgede meydana gelen büyük bir depremin binlerce kilometre ötedeki zayıf bir fay üzerinde başka bir depremi tetikleyebileceğini kabul ediyor.
Geçen ekim ayında Nature dergisinde yayımlanan bir makalede, Endonezya’nın büyük adalarından Sumatra yakınlarındaki 2004 yılındaki sismik olayların San Andreas Fayı’nı etkilediğini ileri sürüyordu.
Blanpied, bu arada sismologların Haiti’yi çok yakından izlediklerini belirterek yakında artçı şokların gelebileceğine dikkat çekiyor. Bugüne dek meydana gelen en büyük artçı şok 5,9 büyüklüğündeydi.
Yeats daha büyük bir depremin bu bölgedeki Santa Domingo (Dominik Cumhuriyeti) veya Kingston (Jamaika) gibi kalabalık kentleri vurması olasılığı üzerinde duruyor. Yeats’e göre Karayip levhası, Kuzey Amerika ile Güney Amerika levhaları batıya doğru hareket ederken “oturduğu yerde duruyor”. Yeats bir sonraki deprem ile ilgili tahminlerini şöyle açıklıyor:
“Fakat bir sonraki büyük deprem bugünden başlayarak yıllarca, hatta onlarca yıl sonra meydana gelebilir. Biz bilim insanları bu tahminleri jeolojik zaman ölçeğine göre yaparız. Ancak insanlar için bir anlam ifade eden zaman birimleri söz konusu olduğunda bu tahminlerde yanılma payımız yüksek olabilir. Hatta bazı tahminler tümüyle yanlış çıkabilir. Örneğin San Andreas Fayı üzerinde büyük bir depremin olacağını tahmin ederken, deprem Haiti’yi vurdu.”
Derleyen: Reyhan Oksay
Kaynak: Scientific American, Haberler sitesi
 CUMHURİYET ABONELERİ İÇİN:
http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=em&em=cu/cubilim/w/b06.html |